BİZİMLE BİR GÜN GEÇİRDİĞİNİZ DE SİZİN DE BİR ÖYKÜNÜZ OLACAK


ÖYKÜ  BALAYI
ÖYKÜ BALAYI PAKETİ

RÜYA BALAYI
RÜYA BALAYI PAKETİ



PERİ BALAYI

PERİ BALAYI PAKETİ

MASAL BALAYI MASAL BALAYI PAKETİ

İnanna’nın kutsal evlenme öyküsü. İnanışa göre balayı başlangıcı.
Nevruz bir Sümer ritüelidir. Sümer’in ünlü Tanrısı Tammuz(Dumuzi), bereket ve güneş tanrısıdır. En ünlü tanrıçası ise,bereket, toprak ve ay tanrıçası İnanna’dır.. Sümer inanışına göre, soğuk ve zor geçen kışın ardından baharın gelişiyle 21 Martta evlenirler.Aynı zamanda gece ile gündüzün eşit olduğu tarihtir. Güneş tanrısı Tammuz gündüzü, ay tanrıçası İnanna geceyi temsil eder ve bu geceyle gündüzün buluşmasıdır .İkisinin birleşmesiyle dünyada bolluk, bereket ve yeşillik gelir. Hayvanlar yavrular. Ateşin üzerinden atlamak da ateş  ile güneşi simgeler. Toprağa düşen cemre de bu gecenin ürünüdür.
Kadınlar izledikleri, görmek istedikleri bütün nitelikleri, onun şahsında toplamışlar, onu yüceltmiş, ona tapmış ve hakkında yığınlarla şiir, hikâye yazarak ölümsüzleştirmişlerdir. O, güzelliğin, şuhluğun, çekiciliğin, şefkatin, hırsın, kavganın, önderliğin, kurnazlığın ve en önemlisi bereketin ve çoğalmanın sembolü olmuştur. Öykülerinde Kabil ile Kainin tartışmasını, Leyla ile Mecnunun sevişmesini, çobanların erişilmesi güç aşklarını, kadının fettanlığını, insafsızlığını, erkeğin hayranlığını, umursamazlığını, kardeş sevgisinin en yücesini görüyorüyorlar. İnanna göğe, yere egemendi. Tanrıların en üstünü Enlile istediğini yaptırmayı, en akıllısı Enkiyi aldatmayı başarmıştır. Aşkı ve seksiyle, insanlara, doğaya yenilenme, çoğalma gücü vermiş, adına yapılan tapınaklarda, onun yerine kadınlık görevi yapmak için Sümerin en saygın kadınları yarışmışlardı. Sümer şairlerine, ozanlarına bitmez, tükenmez bir ilham kaynağı olmuş, onun için öyküler, çivi yazısıyla ölmez kilden tabletler üzerine yazılarak zamanımıza kadar ulaşmıştır.
Tanrıça İnanna’ya ait en önemli öykülerden biri Kutsal Evlenme olayı ile ilgilidir. Gerek din kitaplarında gerek folklarda buna ait birçok izler buluyoruz. Bu öykünün özeti şöyle.
Tanrıça İnanna ile bazı tanrılar evlenmek ister. Bunların arasında çoban tanrısı Dumuzi(TAMMUZ) ve Çiftçi Tanrısı Enkimdu en ateşlileridir. İnanna’nın Çiftçi Tanrısı’na gönlü daha yatkındır, fakat kardeşi Güneş Tanrısı Utu’nun önerisi ile Çoban Tanrısı Dumuzi’yi seçer ve onunla evlenir. Bir süre sonra İnanna yer altı dünyasının hâkimesi olan kız kardeşi Ereşkigal’i görmeye gider.. Ereşkigal, İnanna’nın yer altı hâkimiyetini de alacağından korkmaktadır ve yeraltı kuralı olarak onu cesede çevirir. Onun geri dönmediğini gören veziresi Ninşubur tanrılar meclisine giderek onu kurtarmalarını rica eder. Bu ricaya yalnız Bilgelik Tanrısı Enki kulak verip kurtarmak için yol gösterir. Tanrıça dirilip tam yeryüzüne çıkacağı zaman ‘yeraltına giren kolay kolay çıkamaz, yerine birini bırakmam gerek’ derler. Tanrıça etrafında yerine birini almak üzere gelen yer altı cinleriyle yeryüzüne çıkar.
İnana’nın yokluğuna üzülmüş bütün tanrıların çuvallar giymiş olduğunu gören tanrıça hiçbirini vermeye kıyamaz. İnanna cinlerle beraber kocasının bulunduğu yere gelir. Bir de ne görsün! Dumuzi karısının yokluğunda hiç üzüntü duymadan en güzel giysileriyle tahtında kurulmuş oturuyor.  Büyük bir kızgınlıkla cinlere ‘alıp götürün bunu’ der. Böylece cinler Dumuzi’yi yaka paça yeraltına götürür. Dumuzi, İnanna’nın erkek kardeşi Güneş Tanrısı Utu’ya kendisini kurtarması için yakarır. Onun yardımıyla bir ara yeraltından kurtulsa da tekrar yakalanır.
En sonunda Dumuzi’nin kız kardeşi Rüya Tanrıçası Geştinanna tanrılar meclisine başvurarak kardeşinin yerine yarım yıl yeraltında kalmayı kabul ederek Dumuzi’yi yarım yıl özgür bıraktırır. Yeryüzüne çıkan Dumuzi karısı İnanna ile tekrar birleşir. Bununla yeni bir yıl başlar. (21 Mart) Ortalık yeşillenir, tahıllar büyür, hayvanlar döllenir. Böylece ülkeye bereket gelir.
Tanrı yerine kıralı, tanrıça yerine bir baş rahibeyi geçirerek çeşitli çalgıların eşliğinde şarkılar, türküler söyleyerek, danslar ederek bir düğün şenliği ile bu iki tanrının birleşmesini sembolize eder. İnana sürülmemiş bir tarla olduğunu söyler beyaz bir elbise giyer ve lacivert taşlarla süslenir, güzel kokular sürer. Dumuzi’yi gördüğündeki heyecana “kalbin suyu” der. Bu aşktır.  Dumuzi, “sevgilim, seni kölelik için istemiyorum. Masan bolluk masası olacak. Ey benim gelinim! Bana elbise dokumayacaksın. Ey İnanna, ip eğirmeyeceksin. Evin bolluk içinde olacak. Sen ekmek yapmayacaksın. Sofran bollukla dolacak, sevgimle neşe bulacak, sevgimle mutlu olacaksın!”
İnanna bu sözlerden çok mutlu olur. Kendisinin de Dumuzi’ye vereceklerini ve hakkında düşündüklerini sıralar.
“Kim benim tarlamı sürecek, kim benim nemli toprağıma can verecek? Sana söyleyeceklerim kulaktan kulağa aksın, yaşlıdan gence geçsin. Savaşta öncünüm, kavgada yardımcın , mecliste koruyucun, yolda hayatın. Kutsal evin seçilmiş çobanı, seni kral yaptım. Başına konacak taca uygunsun, Krallık elbisesine uygunsun. Asayı ve silahı taşımaya uygunsun. Kutsal göğsümde uyumaya uygunsun. Ey Dumuzi! Sen gerçekten benim aşkımısın !Dumuzi,beyim, Tanrıların bal adamı, elleri bal, ayakları bal. Beni hep ballandıran adam.

Güvey, canımın içi
Gönül açar güzelliğin, bal gibi tatlı
Aslan, canımın içi,
Hoştur güzelliğin, bal gibi tatlı

Beni esir ettin, titreyerek önünde durayım,
Güvey, yatak odasına götür beni,
Balla dolu odada,
Gönül açan güzelliğinin tadını çıkarayım
……. Diye devam eder.

Sümer şair ve ozanlarının tanrının tanrıçaya söylemesi için yazdıkları açık saçık aşk şarkılarını, bu eğlencelerde kral rahibeye söylesin diye, müzisyenler seslendirmiştir.
Bu kutsal evlilik (hieros gamos)ayini sırasında söylenmek için  bu şiirlerde yazılmış bal gibi, baldan tatlı sözcükleri sık sık kullanılır. Evliliğin ilk günleri balayı da buradan gelmiştir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

iki fotoğrafın yolculuğu

Kızıma