Kayıtlar

Ekim, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
Cape Town 8 Bu gün size zengin ve fakirin vahşice yan yana yaşatıldığı bu kentin bir barından yazıyorum. Tigers Milk , oooo isme bak isme! Caddeye bakan penceresini sonuna kadar açmışlar ve önünde yüksek tabureler koymuşlar. Kimse kimseyi tanımasa da yan yana oturuyorlar, yoldan geçenlerle göz göze gelip muzip gülümsemeyle selamlaşmak pek hoş. Geçen haftaki gezimizde bir yol üstü büfede mola verdik. Yanındaki barı da anlatmalıyım. Her gelen bu bara bir  sutyen ya da külotlarına aşık olduklarının ismini yazıp asmışlar. Adam böyle bir espiri yakalamış hatta barın yanındaki rafta baksır(boxer), g.string falan satıyor. Valla çok efkarlandım ve de takdir ettim, bir sigara bir bira parlattım.(iki yıl olmuştu sigarayı bırakalı) Sabah yürüyerek havuza gittim. Geniş yollar her sabah tertemiz, öğle saatinde memurlar yemeğe çıkınca fakirler de çıkıyor, yarım atılmış sandviçleri çöplerden alıp duvar üzerinde yiyorlar. Akşam üzeri beş-altı arası herkes evine çekiliyor sokaklarda kimsecikler kalmıyo…

Ümit Burnu'nda ettiğim dualar tutmadı.

Resim
Cape Town7 Dün, içimi ümitle dolduran Ümit Burnu’na gittim. Tur arabası sabah dokuzda evden aldı. Keyifli bir gurup insan, ilk durağımız Hout Bay; şirin bir sahil kasabası, yerlerde pırıl pırıl balık pulları var. Hemen oracıkta  parçalanmış kocaman balıklar, kemikli hoyrat eller ile boğazından yakalamış yere vurulan ahtapotlar, gürültülü bir neşe ile güne başlamanın heyecanı hepimizin suratına bir gülümseme koydu. Teknelere  binip Seal Island için açık denizde  yol aldık. Kocaman bir tepeyi dönünce denizde yüzen ve kayalıklara uzanmış foklar göründüler. Tekne durdu ve herkes sanki öğretilmiş gibi sus pus bakakaldı. Öyle musmutlu geriniyor, denize atlayıp  kıvrak kıvrak bir o yana bir bu yana deviniliyorlar ki şımarıklık nasıl yakışmış görmelisiniz. Seyretmeye doyamazsınız, siz de gerinmek, sürünmek, oynaşmak isteyeceksiniz. Teknenin en akıllısı seçilmem şöyle oldu; herkes sadece fokların ve adanın fotoğraflarını çekiyordu, ben bir kadından rica ederek fokları arkama alıp poz verince, d…

Eeeee bir safari macerası olmadan olamaz

Resim
Cape Town 6 Beklenen aktivite, iki günlük safari turu için bu sabah  gelip aldılar. Sabah yedide çıktım evin önüne. Karşıdaki butik otelin kapısında de bir kadın duruyor, gülümseştik. Kadın belli ki havaalanına gidiyor, yanında valizi var. Biraz sonra bir minibüs geldi kadın bindi saniyeler içinde bir minibüs daha geldi. Ben binmek üzereyken sordum, "ayşeyim ben eurocentres’ den beni mi almaya geldiniz" dedim ( tabi bunları böyle söyleyemiyorum, “my name is ayşe okey okey” dedim sadece, onlar anlıyorlar) adam "evet🐤" dedi, bindim fakat bu kez diğer minibüs şoförü  geldi, beni indirdi. Bir karışıverdik ama neyse ki çabuk çözüldü. Az daha kadın safariye, ben havaalanına gidiyorduk Benimki neyse gidip dönerdim de, kadıncağız uçağı kaçıracak ömür boyu aslanlardan nefret edecekti. Bir iki  sori sorileşildi, geçti gittiler.  Sonra başka bir otele diğer müşterileri almaya gittik. Bekle bekle kimse yok, ben de caz yapmadım, hani avrupalılar bir sakiiin, bir rahaaatlar ya, …
Resim
Cape twon 5 Green Poind. 22 Vesperdene… Yeni adresim,çok havalı. Önceki mahallenin adı Didrix six  adında meymenet yok. Zaten (S ) harfiyle başlayan hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmiyorum.!. for example ...! Farz-ı mahal!... Burada her evin bir dış kapısı var; genellikle evin tamamen çevresini dolanan demir kapılar. Sonra iki anahtarlı ahşap kapı bahçeye açılıyor. Benim evin bahçesine inanamadım kocaman ağaçlar, japon şemsiyeleri (anısı ve öyküsü vardır bende) ve begonviller. Flavia İtalyan asıllı 65 yaşlarında çok hoş, güler yüzlü bir kadın. Ohhh!dedim çok şükür. Benim odam arka bahçede eski Bodrum evleri gibi mavi çerçeveli pencereleri, beyaz badanalı duvarları var.  Küçücük bir oda; komodinin üstünde küçük bir radyo ve başucu lambası duruyor. Zaten valizimden pek bir şey çıkarmamıştım, hemen yerleştim. Aaaa! Radyo çalışıyor, hem de çok güzel sesi var! El kadar radyoya bu kadar sevineceğimi düşünmezdim. Sanki 1930 model lambalı Lumophan  bulmuştum. Eve gidince hemen bir tane alacağım. Öyle…

Yaşamda sanatla yoğrulan insanlar kimseye zarar veremezler. Onlar barışın, kardeşliğin temsilcisidir.

Resim
1 ekim 7 ekim arasında teos ormancı tatil sitesinde bir edebiyat kampı düzenlenmiş. Kızımın önerisiyle hemen biletimi aldım. Gittiğimde  otel sahiplerinin ve çalışanlarının ilgisi beni çok mutlu etti. bu etkinliği düzenleyen Gülşah Elikbank  pırıl pırıl genç bir kadın . Sekiz kitap yazmış ve birgün gazetesinde yazıyor. Her şeyi öyle güzel organize etmiş ki hiç bir aksilik yaşanmadı. Işıl Özgentürk ;yedi gün boyunca bizimle birlikteydi. Her sabah bizden önce kalkıyor, saat 10 dan 13’e kadar bize sinemayı,fotoğraf okumayı,öykünün ritmini anlattı. Öğleden sonra bizimle dersleri izledi. Akşam yeniden hepimizle tek tek ilgilendi, gece yarısına kadar deniz kenarında yakılan ateş etrafında şarkılar söyledi.Yetmiş yaşında bir kadın için müthiş bir enerji.Hepimize güç verdi.



İnci Aral; yaşam sırlarını, nasıl yazdığı, ne zaman yazamadığı günleri anlattı. Okumamız gereken kitapları önerdi. Yıllar önce Ölü Erkek Kuşlar kitabını okuduğumda sarılmak istediğim kadınla aynı sofrada olma lüksüne sahip o…