Cape twon 5
Green Poind. 22 Vesperdene… Yeni adresim,çok havalı. Önceki mahallenin adı Didrix six  adında meymenet yok. Zaten (S ) harfiyle başlayan hiçbir şeyi, hiç kimseyi sevmiyorum.!. for example ...! Farz-ı mahal!...
Burada her evin bir dış kapısı var; genellikle evin tamamen çevresini dolanan demir kapılar. Sonra iki anahtarlı ahşap kapı bahçeye açılıyor. Benim evin bahçesine inanamadım kocaman ağaçlar, japon şemsiyeleri (anısı ve öyküsü vardır bende) ve begonviller. Flavia İtalyan asıllı 65 yaşlarında çok hoş, güler yüzlü bir kadın. Ohhh!dedim çok şükür.
Benim odam arka bahçede eski Bodrum evleri gibi mavi çerçeveli pencereleri, beyaz badanalı duvarları var.  Küçücük bir oda; komodinin üstünde küçük bir radyo ve başucu lambası duruyor. Zaten valizimden pek bir şey çıkarmamıştım, hemen yerleştim.
Aaaa! Radyo çalışıyor, hem de çok güzel sesi var! El kadar radyoya bu kadar sevineceğimi düşünmezdim. Sanki 1930 model lambalı Lumophan  bulmuştum. Eve gidince hemen bir tane alacağım. Öyle cep telefonundan dinlemeye benzemiyor. Gece yatınca hafif hafif Mighty Sam McClain den Don't worry about  me!  Dinlerken uymak ! Lütfen bu gece bir deneyin.
Yemek hazırdı. Flavia yemek masasına üç tane şamdan yakmış, bol sebzeli yemekler yapmış. Oğlu, yeğeni ve anna maria, Brezilyalı,maraton koşucusu Jargo ve diğer öğrenci,( isimlerini öğrenene kadar biri gidip diğeri geliyor) keyifle yedik. Konuşulanların çoğunu anlamıyorum  diyordum ama Kolombiyalı  Anna Maria benden fena.
Yemekten sonra çayımı alıp kendi bahçeme gittim. Anılar insanın peşini bırakmaz derler ya gerçekten öyle. Kafamı kaldırdım, yüzlerce yıldız, o kadar  yakın görünüyorlar ki anlatamam. Aaa! Büyük ayı, işte şuradaki de küçük ayı, çok net, çok güzeller diye düşünürken birden kafama biri vurdu sanki, tonk etti sol şakağım.
1969 Ürgüp'te oturuyoruz, dokuz yaşındayım. O gün öğretmenimiz de söyledi herkes bunu konuşuyor. İlk kez bir adam aya çıkıp yürüyecekmiş. Apollo11 uzaya fırlatılmış. Astronotun adı Neil Armstrong'muş... Babam balkona çağırdı birlikte gökyüzüne baktık. "Bak !"dedi "bak şu büyük ayı 7 tane yıldızı görüyor musun?" Baktım baktım ayırt etmek çok zordu." Göremedim dedim."  "Bak kızım şu, elime bak, bak daha sağda yukarıda da küçük ayı. Cezve gibi,  bak  sapına" Ben yine "göremiyorum baba " dedim.  İşaret parmağını kıvırıp eklem kemiğiyle bir vurdu kafama,  yıldızlar bizim balkona düştüler . " eşşek sıpası kör müsün ?  işte şu yedi tane, bak sapı da sıralanmış yıldızlardan oluşuyor"  söylenerek girdi. "Yarın aç kitaplarını oku, şeklini de çiz  soracağım, Allah'ım şöyle el çocukları gibi akıllı, meraklı olamadılar... Bunlar adam olmaz!.."
Mitolojide şöyle bir öykü var:
Arcadion'nun kralı Lycaon'un kızı Callito avcılığa çok düşkündür. Av tanrıçası Artemis, Callito’yu diğer avcı görevlilerin içine, yanına alır. Rahibe gibi yaşayacaklarına dair yemin ettirir. Dünya nimetlerinden uzak duracaklardır. Birlikte avlanmaya giderler. Bir gün ; Tanrı Zeus, Callito'yu kampta bir ağacın altında uyurken görür ve aşık olur. Hemen, Artemis kılığına girer, kızın yanına gider. Callito onu Artemis sandığı için çekinmez yanına yatar ve hamile kalır. Bir oğlan doğurur, adı  Arcas. Artemis için bu bir felakettir. Çok kızar ve Callito'yu bir ayıya çevirir. Callito artık avcıların peşinde koştuğu bir avdır.
Uzun yıllar sonra küçük olan Arcas büyümüştür, avlanmak için gittiği ormanda bir ayı görür ve vurmak için peşine düşer.  Bunu gören Tanrı Zeus araya girer ve ormana büyük bir hortum gönderir, ana oğulu cennete uçurur. Callito büyük ayı, Arcas küçük ayı olarak gökyüzünde yerlerini alırlar.
Neil armstrong 2012 de öldüğünde karısının da ilk kez gördüğü çantası ve içinden çıkan materyallerin sırrı hala çözülememiş.
Babam verdiği ödevi ertesi gün sormadı. Ama sorsaydı çok şey öğrenmiştim. Bu hikayeyi de taaa o günlerden bu güne anımsayıverdim.
Ben bir küçük cezveyim
Elden ele gezmeyim
Verin benim yarimi
Boynu bükük gezmeyim diye türküsünü bile biliyorum.
İyi güzel de, çocuk aklı anlamamışım. Salak kız,  Artemisle de sadece masum masum yatacaktı, öööyle aşne  fişne  yoktu. Gariban benden beter, kafası basmamış.:)
Mis gibi serin bir sabaha uyandım. Güzel elbisemi giydim. Para kesemi sütyenime asıp içinden belime sıkıştırdım(.Malum hırsızlar var ya.) Saçlarımı at kuyruk yaptım. Çantamı omzuma çapraz taktım. Okul yoluna çıktım.
Adam olduğuma inanarak bir türkü tutturdum, Ben bir küçük ce🐔zveyim
elden ele gezmeyim 🐷
Verin benim yarimi 🐵
Boynu bükük gezmeyim,

Amaaan bükük mükük geziyorum işte.

İkinci akşam ev sahibimiz bizi bara götürdü. Ooo pek sevdim pek, ortam güzel.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

iki fotoğrafın yolculuğu

Kızıma